İşitme kaybı, sesleri duyma veya konuşmaları anlama yeteneğinin kısmen ya da tamamen azalmasıdır. İşitme kaybının yalnızca yaşlılarda görüldüğü düşünülse de aslında her yaşta gördüğümüz bir semptomdur. Dünya genelinde milyonlarca insan işitme kaybı ile yaşamaktadır ve birçok kişi sorunun farkına geç varmaktadır.
İşitme kaybı sadece sesleri daha kısık duymak anlamına gelmez. Aynı zamanda iletişim güçlüğüne,sosyal hayattan uzaklaşmaya, iş performansında düşüşe ve yaşam kalitesinde azalmaya neden olabilir. Özellikle yaşlı grupta son çalışmalarda işitme kaybının demansa yol açabildiği belirtilmektedir.
İşitme kaybı genellikle yavaş geliştiği için kişiler duruma zamanla alışabilir. Bu nedenle belirtileri erken fark etmek önemlidir.
En sık görülen belirtiler şunlardır:
Televizyonun sesini sürekli yükseltme ihtiyacı
Kalabalık ortamlarda konuşmaları anlamakta zorlanma
İnsanlardan söylediklerini tekrar etmelerini isteme
Telefon görüşmelerinde konuşmaları net anlayamama
Çocukların veya kadınların seslerini daha zor duyma
Kulakta çınlama (tinnitus)
Sosyal ortamlardan kaçınma eğilimi
İşitme kaybının birçok farklı nedeni olabilir. Bu nedenler gürültü maruziyeti, yaşa bağlı işitme kayıpları, enfeksiyonlar, bazı ototoksik ilaçlar, metabolik hastalıklar ve genetik faktörler olarak sıralanabilir.
Yaşlanma süreciyle birlikte iç kulaktaki işitme hücrelerinde geri dönüşsüz hasar meydana gelebilir. Bu durum özellikle 60 yaş sonrasında daha sık görülür.
Yüksek sesli müzik, iş makineleri, konserler veya uzun süre kulaklık kullanımı işitme hücrelerine zarar verebilir. Bu zarar çoğu zaman geri dönüşsüzdür.
Özellikle çocuklarda sık görülen orta kulak enfeksiyonları işitmeyi geçici veya kalıcı olarak etkileyebilir. Bu nedenle enfeksiyonlar ciddiye alınmalıdır.
Bazı kişiler doğuştan veya ailesel yatkınlık nedeniyle işitme kaybı yaşayabilir.
Diyabet, hipertansiyon, bazı enfeksiyonlar ve bazı ilaçlar işitme sistemini etkileyebilir.
Öncelikle KBB uzmanı tarafından kulak muayenesi yapılmalıdır. KBB uzmanı gerekli notlar ile sizi odyologa yönlendirir. İşitme kaybı odyolojik testlerle değerlendirilir. Bu testler sayesinde işitme kaybının derecesi, tipi ve hangi frekansları etkilediği belirlenebilir.
Yapılabilecek değerlendirmeler arasında:
Saf ses odyometrisi
Konuşma testleri
Timpanometri
Otoakustik emisyon testleri
İleri odyolojik değerlendirmeler yer almaktadır.
Erken teşhis, işitme kaybının günlük yaşama etkilerini azaltmada büyük önem taşır.
Tedavi yöntemi işitme kaybının nedenine ve derecesine göre değişir.
Bazı durumlarda kulak kiri temizliği veya enfeksiyon tedavisi yeterli olabilir. Kalıcı işitme kayıplarında ise işitme cihazları en etkili çözümlerden biridir. Günümüzde işitme cihazları oldukça gelişmiştir. Çevresel sesleri analiz edebilir, konuşmaları ön plana çıkarabilir ve birçok model akıllı telefonlarla bağlantı kurabilir.
İleri derecede işitme kaybı olan bazı kişiler için koklear implant gibi cerrahi seçenekler de değerlendirilebilir.
Her işitme kaybını önlemek mümkün olmasa da risk azaltılabilir. Önlenebilir nedenler arasında gürültü maruziyeti ilk sıradadır.
Bunun için:
Yüksek sesli ortamlarda kulak koruyucu kullanılmalıdır.
Kulaklık ses seviyesini maksimumun %60’ını geçmeyecek şekilde ayarlayın.
Gürültülü ortamlarda düzenli molalar verin.
İşitme ile ilgili şikayetleriniz olduğunda değerlendirme yaptırın.
Özellikle 50 yaş sonrası düzenli işitme kontrollerini ihmal etmeyin.